logo
Yukarı

Selülit ve Çatlak Tedavisi

Selülit ve Çatlak Tedavisi

Selülitler derinin hemen altına yerleşmektedir. Aslında selülitler, yüzeyel ağ tabakalarından birisidir. Vücutta bulunan bütün yüzeyel katmanlar arasında sadece bu tabaka selülitten etkilenmektedir. Kilo kaybından en az etkilenen tabaka yüzeyel tabakadır. Bu yüzden en ağır sporlar ya da egzersizler bile selülitlerin ortadan kalkmasına yardım etmemektedir. Spor ile çok fazla kilo veren kişiler bile selülitten şikâyet etmektedir. Düzenli olarak diyet yapan ve çok düşük yağlı gıdalar tüketen kadınlarda dahi selülitlere rastlanması söz konusu olabilmektedir. Peki, selülitler nasıl oluşmaktadır? Bugüne kadar yapılan araştırmalar sonucunda selülitlerin iki farklı nedeni olduğu açıkça ortaya konmuştur.

 

Bunlardan ilki, bağ dokusunda bulunan destek sisteminin sertleşmesi olarak ortaya konabilir. Bağ dokusunun destek sistemlerine aslında bağ dokusu bölmeleri adı da verilmektedir. Bu dokular oldukça sert bir yapıdadır ve neredeyse esneme payları yoktur. Zaman içerisinde bu bölmeler ya sertleşirler ya da kısalırlar. Bu nedenlerden ötürü, bağların arasında biriken yağ dokuları gittikçe artmaktadır ve yan taraflara doğru hareket edebilme kabiliyetini kaybetmektedir. Bu durum, selülitin dışarıdan görünümü olan çukurumsuluğun en bariz nedenidir.

 

Selülitin nedenlerinden ikincisi ise, yağ hücrelerinin durumu ile alakalıdır. Yağ hücreleri hem derinin yüzey bölümüne hem de derinin alt kısmına çıkıntı oluşturacak biçimde konumlanmışsa, bu durumda selülit oluşumu kaçınılmaz gibidir. Bu çıkıntılar neticede çukurlaşmanın artmasına neden olurlar. Bu yüzden var olan görünümün daha da kötüye gitmesi söz konusu olabilir. Selülit tedavisinin temel hedefleri arasında, dolaşım durumunun normale döndürülmesi, var olan bağların kırılması ve esnekleştirilmesi ve var olan yağların parçalanarak bu bölgeden tasfiye edilmesi yer almak zorundadır.

 

Kişilerin selülit tedavisine başlamadan önce birçok mevzu ile ilgili olarak uzman doktorlarını bilgilendirmeleri gerekmektedir. Varsa kişilerin sağlık sorunlarından ve zararlı alışkanlıklarından doktorlarını haberdar etmeleri gerekir. Eğer yaşamışlarsa hamilelik ve ameliyat gibi durumların yanında yaşam tarzları ile ilgili olarak da uzman doktorlarını yeterince bilgilendirmeleri gerekmektedir. Uzman doktor bu bilgiler ışığında selülitlerin yerleştiği bölgeleri tespit etmelidir. Ayrıca selülitin derecesinin belirlenmesi de önemlidir. Tedavi sürecinin kaç seans özelinde yapılacağı hakkında da uzman doktorun bilgi vermesi gerekmektedir. Selülitlerin tedavi edilmesinde mezoterapi, radyofrekans, selülit masajı, LPG ve elektroterapi gibi birçok yöntem kombine edilebilir ve daha tatmin edici sonuçların alınması sağlanabilir.

 

Mezoterapi ise cildimizin orta tabakasındaki sıkıntıların aşılması için geliştirilmiş bir tekniktir. Farklı derinliklerde yer alan selülitlerin yok edilmesi için farklı dozajlarda uygulanacak olan mezoterapi tedavisi sayesinde oldukça başarılı sonuçların alınması mümkündür. Bu bağlamdaki en önemli şey, hekimin uzmanlık bilgisi ve el yeteneğidir. Gerçekten de selülitler, gençlerde hem sert hem de sıkı bir yapı sergilerken, orta yaşlı insanlarda da ise daha yumuşak bir nitelik arz etmektedir. Bu yüzden farklı farklı selülit durumlarının farklı ilaçların karışımı ile çözülmesi gerekmektedir. Selülitin durumuna bakılarak tedavinin kaç seans olarak uygulanacağını uzman hekim belirleyecektir.

 

Cilt Çatlakları Tedavisi Nedir?

Cilt çatlaklarının hangi nedenlerden ötürü meydana geldiğini anlamak için, kişilerin ciltlerinin yapısal özelliklerinin bilinmesi gerekir. Normalde, cilt dokumuzun destekleyici kısmında % 80 kolajen ve % 4 elastin bulunmaktadır. Cildimizin gözenekli bir ağ dokusuna sahip olduğunu da eklemek gerekir. Elastin dediğimiz protein cildin esnemesini ve gerginleşmesini sağlamaktadır. Aslında cilt çatlağı dediğimiz şey hasara uğramış olan elastin yapılarından başka bir şey değildir. Elastin liflerinin hasar görmesi durumunda skar adını verdiğimiz cilt çatlakları meydana gelmektedir. Bir cilt çatlağına dokunduğunuz vakit hissedeceğiniz şey sanki orada cildin olmadığıdır.

 

Peki, cilt çatlakları neden oluşmaktadır? Cildin gerilmesi aslında cilt çatlaklarına neden olmaz. Aslında daha çok insanlar bu nedeni kilo almak ve gebelik süreci ile ilişkilendirmektedir. Cildimizin bu yeni vücut formuna uymak için gerildiğini düşünmek gibi bir akıl yürütmeye gideriz gerçekten de. Ancak bu tam anlamıyla bir yanlış anlamadır. Ciltte meydana gelen çatlakların temel nedeni hormonlardır. İnsanların kilo almaları daha fazla hormonun ortaya çıkmasına neden olur ve başka başka yağ hücreleri metabolizma sürecine girer. Kilo alma ve gebelik süreçleri vücudumuzun hormonal durumunu değiştirmektedir. 

 

Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde, hamilelik evresinde ve bunlardan başka gelişimler nedeniyle cildimizin geliştiği doğrudur. Bu genişlemeye ciddi birtakım hormonal ve metabolizma değişiklikleri de eşlik etmektedir. Vücut çatlakları aslında büyük bir problem oluşturur. Zaman içerisinde kendi kendilerine çok zor düzelirler. Bildiğimiz gibi, vücudumuzda herhangi bir yaralanma olduğu zaman, kolajen lifleri bu yaraların onarılması için ellerinden geleni yapar. Ama vücut lifleri için böylesi bir durum söz konusu değildir. Elastik liflerin herhangi bir onarımdan geçirilmesi mümkün olmamaktadır.

 

Vücudumuz dokuyu yenilemeye çalışırken tastamam farklı olan bir destek maddesi ile bu alanı doldurmayı deneyecektir ama bu doku eski doku ile hiçbir zaman kıyaslanamayacaktır. Çünkü bu dokunun içinde bundan böyle elastik lifleri yer almayacaktır. Kilo almak hiçbir biçimde cilt çatlaklarına neden olmamaktadır. Kilo almak sadece vücudumuzdaki hormonların durumunu etkilemektedir.

 

Cilt çatlaklarını belirli bir oranda düzeltmeye yardımcı olan çeşitli tedavi biçimleri vardır ancak bu tedavilerden hiçbirisi çatlakların tamamen ortadan kaybolmasına imkân vermemektedir. Cilt görünümü bu tedaviler sayesinde eskisi gibi olamaz. Dokunun düzeltilmesinde ve kırmızılığının azaltılmasında ve estetik görünümünün düzeltilmesinde belirli bir noktaya kadar iyileşme sağlanmaktadır.

Paylaş:

Etiketler: Ankara, Fiyatları, Op.Dr.Oğuz Kılıç, Tedavisi, Selülit, Çatlak, Selülit ve Çatlak Tedavisi

Yorumlar
  • Sibel Öztürk

    Yaklaşık 2ay önce Op. Dr. Oğuz Kılıç a göğüs küçültme ameliyatı oldum. Aslında estetik amaçlı değildi, inanılmaz sırt ve boyun ağrılarım oluyordu. Ameliyatın ertesi günü o ağırlıklardan kurtulmak muhteşemdi. tesadüfen bir hastasını görerek gitmiştim. Hem daha güzel göğüslerim oldu, hem de ağrılarım gitti. Dr Oğuz bey e buradan teşekkür ediyorum...

  • Zeliha Hanım

    Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine gittiğim doktorumdan çok memnun kaldım.
    Meme estetiği ile ilgili internetten araştırıp gitmediğim doktor kalmamıştı.
    En sonunda Dr Oğuz Kılıç beyi buldum, genç görünmesine rağmen meme estetiği konusunda oldukça tecrübeliydi,
    olabilecek bütün olumsuzlukları bana tüm ayrıntıları ile anlattı.
    Sonunda ameliyat oldum ve hiç korktuğum gibi olmadı ve sonuçtan inanılmaz mutluyum. Dr Oğuz beye sonsuz teşekkürler.

  • Nergiz Hanım

    3 gün önce oğuz beye burun estetiği yaptırdım. Gerçekten harika bir doktor. Ameliyat olmadan önce bi sürü korkum vardı, ilk kez ameliyat olacak ve ilk kez narkoz yiyecektim. Internetten bir sürü video izledim. Ameliyat öncesi ve narkozdan çıkarken neler yaşayacağımi bilmek için, ama izlediklerimin hic birini yasamadim, korktuğum gibi olmadı. Alçımin çıkmasını büyük bir heycanla bekliyorum. Oğuz beyi, burun estetiği dusunen herkese tavsiye ederim.

  • Seçilay Hanım

    Doktor Oğuz kılıç i internetten buldum.biraz tedirgin gittim, paylasilan yazinin reklam oldugunu dusundum.klinigine gittim ve orda calisan bir kiza yapmis onu gordum ve ondan donra karar verdim. Harika gorunuyordu iz yok denilecek kadarazdi ve oldukca yuyumusakti.bekar oldugum icin sut bezlerine zarar vermek istemediginden kas alti uygun oldugunu soyledi.bende doktoruma biraktim :))) iyiki ddoktor Oğuz kılıç a ameliyat olnusum. Bana gore en iyi doktor benim doktorum :))) bikinilerim harika duruyor iz yok ve yumusak :))) kendisine burdan da tesekkurlerimi iletiyorum

Doktorunuza Sorun